Hayat Akarken | İyi İncelikli Yaşam İçin Öneriler | Pudralı Venüs

Akarken

Güncel olaylar, gündemdeki konular ve meseleler ile ilgili yazılar, öneriler, kitaplardan, filmlerden alıntılar, örnekler, iyi ve incelikli bir yaşam için küçük hatırlatmalar.

Terbiyeli İşkembe Çorbası

Merhaba sevgili okur. Nasılsınız? Akşama ne pişirsem, iftara hangi çorbaya yapsam diyenler için klasik bir çorba tarifim var: terbiyeli işkembe çorbası. Evet efem biraz zahmetli ama vaktimiz var, değil mi? Hazırsanız bana eşlik edin.

Malzemeler

  • 500 gram işkembe
  • 2 kaşık yağ
  • 2 kaşık un

Terbiyesi için

  • 3 adet yumurta
  • 2 kahve fincanı sirke
  • 5-6 diş sarımsak
  • 1 adet limon
  • Tuz
  • Kırmızıbiber

İşkembenin Temizlenmesi

İşkembelerin yüzünü ve tersini bol suyla 3-4 kez yıkayın. Yıkanmış işkembeyi bir tencere koyup üzerine çıkacak kadar su koyup elinizin dayanabileceği kadar  ısıtın, arada bir alt üst edin. İşkembenin pürtükleri soyulmaya başlarken tencereyi ateşten alın. İşkembenin bu pürtüklerini bıçakla veya fırçayla temizleyin. Tekrar 3-4 defa suyla yıkayın.

 Hazırlanışı

Pişen işkembeyi küçük parçalar halinde kesin. Bir tencereye 1 kaşık yağ ve unu koyup pembeleşene kadar kavurun.  Sonra işkembe suyunu yavaş yavaş ilave edip yağla unu iyice ezin. Bir taşım kaynatıp doğranmış işkembeleri ekleyin. Bir iki dakika daha kaynatın. Terbiyesini koyun. Terbiyeye koyduktan sonra 1-2 defa daha kaynatıp ateşten alın. Kâseye aldığınız çorbayı kırmızıbiberli yağ ve sarımsaklı sirke ile servis edin.

Terbiyesi

Bir kâseye 3 yumurta sarısı, 1 limon suyu koyup iyice karıştırın. Sonra kaynamakta olan çorbaya ekleyip bir taşım kaynatın. Fazla kaynatmamaya özen gösterin, aksi halde terbiye kesilir efem, aman diyeyim.

İnananların oruçları kabul olsun dilerim, sevgili okur. Ramazan hepimize bereket getirsin. Sağlıklı günlerde hep birlikte olacağımız yemek sofralarımız olsun. Terbiyeli işkembe çorbası yaparsanız size şimdiden bon bon appetite! Zarif kalın.

Yumurtalı Patates Tarifi

Günaydın sevgili okur. Siz de benim gibi kahvaltının mutlulukla ilgisi var, diyorsunuz değil mi? Gerçi bunu söyleyen Pudralı değil ama olsun, buna katılıyorum. Ve size yumurtalı tarifler vermek istiyorum. Yumurtalı patates ve yumurtalı sosis. Oh, mis! Şimdiden afiyet olsun diyor ve hazırsanız bana eşlik edin diyorum.

Malzemeler

  • 5 adet yumurta
  • 2-3 adet patates
  • 2 kaşık yağ
  • 2-3 adet domates
  • 2-3 yeşil sivribiber
  • 1 adet soğan
  • Dolmalık biber

Hazırlanışı

Patatesleri soyun. Fındık büyüklüğünde doğrayın. Bir tencereye yağı, kıyılmış soğanı ve biberi koyup hafifçe kavurun.  Domatesleri kabuklarını soyup küçük küçük doğrayın. Soğanın içerisine koyup onunla da kavurun. Ardından yumurtaları kırın ve istediğiniz baharatları ekleyin.

Kıymalı Yumurta

  • 250 gram kıyma
  • 3 adet yumurta
  • 1-2 adet yeşilbiber
  • 1-2 adet soğan
  • 1 kaşık yağ
  • Tuz
  • Karabiber
  • Arzu edilirse salça veya domates

Hazırlanışı

Kıymaya soğanı, biberi doğrayıp yağını koyun. Orta ateş üzerinde kıyma suyunu çekinceye kadar tutun. Arzu ederseniz sulandırılmış salçayı veya fındık büyüklüğünde doğranmış domatesi koyup birlikte kavurun. Tuz, karabiber katıp göz açarak yumurtaları kırın. Kapak örtüp ıspanaklı göz yumurtada olduğu gibi pişirin. Arzu ederseniz yumurtaları kırıp karıştırarak da pişirebilirsiniz.

Yumurtalı Sosis

Malzemeler

  • 250 gram sosis
  • 5 adet yumurta
  • 1 kaşık yağ
  • 1-2 adet yeşilbiber
  • 1 kaşık domates salçası

Hazırlanışı

Sosisleri kibrit çöpü kalınlığında doğrayın. Yağı tavaya koyun. Sosisleri ve doğranmış biberi koyup orta ateşe koyun. Salçayı sulandırıp sosisleri ilave edin. 1 kahve fincanı su koyup sosisler yumuşayıncaya kadar bir iki taşım kaynatın. Gözler açıp yumurtaları kırın. Kapak kapatıp yumurtanın akları pıhtılaşıncaya kadar ateşte tutup alın.

Şimdiden ağzımız sulandı mı sevgili okur:) O halde sizin de yumurtalı tariflerinizi yorumlara alalım. Pişirdikçe sizi hatırlarım. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Kâğıttan Hayatlar (2021)

Merhaba sevgili okur. Nasılsınız? Geçen gün Vera aradı. Kendisi Hakan Muhafız ile Çağatay Ulusoy izlemeye doymamış olacak ki, Netflix’in yeni yerli filmi Kâğıttan Hayatlar’ı izleyelim diye tutturdu. Eh, Pudralı da durur mu, arkadaşını kıramadı tabii. Kolamızı aldık, mısırlarımızı patlattık ve televizyonun karşısına kurulduk.

Film hakkında kısaca bilgiler vererek devam etmek istiyorum efem. Filmin yönetmeni  Müslüm ve Ayla filminden de tanıdığımız Can Ulkay. Senaristi ise Behzat Ç’yi kaleme alan Ercan Mehmet Erdem.

Efem filmde bolca Yeşilçam kodları kullanılmış diyebiliriz. Filmin ilk sahnesinde kahramanımız bütün mahalleye selam veriyor. Hani Zeynepçik’in ilk “Hayat Sevince Güzel” filmindeki gibi gibi dans edecekler gibi. Kaldı mı böyle mahalleler, hey hey?

Filmde kâğıt toplayıcısı Mehmet’in,  küçük bir çocuğa rastlaması ve onu kendi yaşadıklarından korumaya çalışılması anlatılıyor. Ali ile bir bağ kuruyor, onu mutlu etmeye ve annesine ulaştırmaya çabalıyor. Finalde ise gerçeğin daha farklı olduğunu anlıyoruz. Dikkatli izleyiciler olayı daha önce çözmüşlerdir, eminim ki.

Efem dürüst olmak gerekirse filmi pek sevemedim. Çünkü ilk bir saat, müzik eşliğinde kısa videolar izliyor gibi hissettim. Olaylar son yarım saat içinde çözülüyor. Oysa sokakta yaşayan çocukların hayatlarına ajitasyona kaçmadan, daha farklı bir senaryo ile değinilebilirdi diye düşündüm, naçizane.

Oyunculuklara gelirsek, Çağatay Ulusoy gerçekten de kariyerine kendini geliştirerek devam ediyor. Oyunculuğu iyiydi. Tahsin Baba rolünde ise Turgay Tanülkü tok sesi ve babacan tavrı ile uyumluydu. Çocuk oyuncu Emir Ali Doğrul’a bayıldım efem. O nasıl bir tatlılık, yanaklarından makas alasım geldi. Yolu açık olur umarım. Selen Öztürk ve Ersin Arıcı, filmin diğer oyuncularından.

Siz filmi Kâğıttan Hayatlar’ı izlediniz mi sevgili okur? Yorumlarınızı merak ediyorum. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Toplanın: Tarhana Çorbası Yapıyoruz

Merhaba sevgili okur, nasılsınız? Beni soracak olursanız gayet iyiyim ve güzel yazılarla sizinle buluşmaya heyecanla devam ediyorum. Bugün size geleneksel bir çorba tarifi vereceğim. Evet, doğru bildiniz: tarhana çorbası! Bir de ek olarak kıymalı tarhana çorbası yapacağız birlikte. Şimdiden bu şifa olsun. Limonlu çaylar bardaklara dolduysa devam edelim.

Malzemeler:

  • 3 çorba kaşığı toz tarhana
  • 1 çorba kaşığı yağ
  • 4-5 su bardağı su
  • ½ çorba kaşığı salça
  • 3 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı nane

Hazırlanışı

3 çorba kaşığı tarhanayı bir kâseye koyup üzerine bir bardak soğuk su koyun. 10-15 dakika tarhanayı ıslatın. Diğer yandan bir tencereye yağı, ezilmiş salçayı ve sarımsağı koyarak üzerine su ilave edin.  Tencereyi ocağa alıp kaynatın.  Kaynayan suya ıslattığınız tarhanayı ekleyin. Karıştırarak 10-15 dakika pişirin.  İstediğiniz kıvama gelen çorbayı ocaktan indirin. Dilerseniz üzerine nane serpiştirerek ve biraz da peynirle servis edin. Ben bir arkadaşımda bulgurlu tarhana çorbası içmiştim canım efendim. Epey lezzetliydi. Yeri gelmişken söylemek istedim. Afiyet olsun.

Kıymalı Tarhana Çorbası

Malzemeler

  • 1-2 kaşık kıyma
  • 3 kaşık tarhana
  • 1 kaşık yağ
  • 4-5 bardağı su
  • ½ kaşık salça
  • 3 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı nane
  • Tuz

Hazırlanışı

Tencereye kıymayı, yağı, salçayı koyup, bir-iki defa karıştırarak kıymayı hafifçe kavurun. Tarhanayı bir bardak su ile 10-15 dakika ıslatın. Kavrulan kıymaya, suyu, tuzu karıştırıp kaynatın. Islanmış tarhanayı yavaş yavaş dökün. Karıştırarak, 10-15 dakika pişirin. İstenilen koyuluğa gelince ateşten alın. Kâseye boşaltıp üzerine nane serpin.

Tarhana, yapması zahmetli ama yemesi oldukça sağlıklı ve doyurucu efem, değil mi? Siz tarhana çorbasını nasıl yapıyorsunuz? Değişik pişirme yöntemleriniz varsa Pudralı duymak ister. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Merhaba sevgili okur, nasılsınız? Biliyorsunuz bugün 8 Mart. Peki, bugün neden Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor? Kısaca anlatayım efem. 40.000 dokuma işçisi,1857 yılının 8 Mart tarihinde daha iyi şartlarda çalışmak için greve başladılar. Fakat polis müdahalesi ve kapıların kilitlenmesi sonucu çıkan yangında 120 kadın işçi öldü. Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 1910 yılında yapılan kongrede bu günün Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını teklif etti ve bu teklif oybirliği ile kabul edildi.

Evet, bu vesile ile ben de bir yazı yazmak, biraz sizinle konuşmak istedim efem. Çünkü bence burada yapılması gereken “kadınlar çiçektir” deyip onlara hediye almak değil. Hepimiz, insan olarak biricik varlıklarız. Hepimiz kendimiz olduğumuz için kıymetliyiz, cinsiyetimizden dolayı değil.

Biliyorsunuz bazen toplum kadınları şekillendirmek ister. Evliyseniz daha yüksek mertebede görülebilirsiniz ya da çocuğunuz varsa size kutsallık atfedilebilir. Oysa kimse anne olmak zorunda değil, 48 yaşında bir kadın da bekar olabilir. Bunlar kimseyi daha değerli ya da değersiz yapmaz. Hayatta seçimlerimiz vardır, değil mi sevgili okur?

Bizi biz yapan tutkularımız, isteklerimiz, heveslerimiz, hayal kırıklarımız, deneyimlerimiz, sevgimiz, değişen duygularımız, bakış açımız… Bir kadının evdeki emeği de görmezden gelinemez, orkestra şefi bir kadının da… Maalesef hala bazı haklara sahip olmak için mücadele etmeye devam ediyoruz, En temeli yaşama hakkı, boşanma hakkı, eşit işe eşit ücret…

Gazete haberlerinde hala cinsiyetçi kelimelere rastlıyoruz. Oysa değişime kendimizden, dilimizden başlamamız gerek. Değişim bizden başlayarak dalga dalga yayılacak, değil mi?

Son zamanlarda Twitter’da geçen bir cümle çok hoşuma gidiyor. “Kadın kadının yurdudur.” Gerçekten öyle. Kadın dayanışması umudumu yeşerten en güzel şeylerden biri. Birlikte güzeliz ve güçlüyüz. Yalnız değiliz. Dünya Kadınlar Günü’müz bir kez daha kutlu olsun. Hayatınızdan zarafet ve mücadelenin güzelliği eksik olmasın. Hoşça kalın.

Lens Nasıl Kullanılır

“Bakmalar görüyorum bütün gün türlü bakmalar

Pencere bakması, sabahlar bakması, yeşil otlar bakması

Hepsi de beni buluyorlar, hepsi de bir yağmur uysallığında

Gördüm suyun ki yumuşak, gördüm ağacın ki katı

Gördüm ama şey, gördüm ama nasıl, gördüm ama bu kadar göz

Aynı bir gözler denizi, aynı bir o kadar canlı.”

Romantik bir giriş yaptım ama size Edip Cansever’in Bakmalar Denizi şiiri ile seslenmek istedim sevgili okur. Evet, bugün size lens nasıl kullanılır, lens nasıl çıkartılır ondan bahsediciim. Lens takanlar için göz makyajı tüyoları vericiim. Limonlu çaylar hazırsa bana eşlik edin.

Lens Nasıl Takılır

*Lens takmadan önce lens kutusunun kapağını açın, ellerinizi güzelce yıkayın ve kurulayın. Kontakt lensinize bulaşabilecek kir, toz ve yapışkan maddeleri ortadan kaldırın.

*İşaret parmağınızla lensi alın ve avucunuzun içinde kontrol edin, düzeltin.

*Ardından iki elinizle gözünüzü iyice gerdirin ve aynaya bakarak, lensin sivri kısmı dışa gelecek şekilde gözünüze yerleştirin.

*Bu işlemin ardında gözünüzü serbest bırakın ve birkaç kez kırpın.

Lens Nasıl Çıkartılır

*Yine ellerinizi dezenfekte edin.

*Gözlerinizi alt ve üst kısmından iyice çekerek gözleriniz kapanmayacak kadar açın.

*İşaret parmağınızla lensi çıkarıp başparmağınızla birlikte avucunuza alın.

*Ardından  lens suyu ile temizleyin ve solüsyon kabına yerleştirin.

Eğer lensler gözünüzde kuruluk yapıyorsa suni gözyaşı kullanabilirsiniz. Bir hatırlatma daha yapayım efem. Eğer lensleriniz buna uygun değilse lenslerinizle uyumayın.

Lens Takarken Makyaj

*Önce lenslerinizi takın sonra makyaj yapmaya başlayın.

*Hassas gözler için olan makyaj malzemelerini kullanın.

*Toz ürünler yerine likit veya stick ürünler tercih edin.

*Suda çözünebilen makyaj malzemeleri seçmeye özen gösterin.

*Eye-liner ve göz kalemlerinizi gözünüzün iç kısmına sürmeyin.

*Belirli aralıklarla (3-6 ay) göz makyajı malzemelerinizi yenileyin.

*Gözleriniz kızarmış ve enfekte olmuş ise makyaj yapmayın efem. Aman diyeyim. Belirtiler geçmezse mutlaka doktora başvurun.

*Ve elbette makyajınızı temizlemeden uyumayın!

Evet, bugün de Pudralı Venüs’e ayrılan sürenin sonuna geldik sevgili okur. Siz lens kullanırken nelere dikkat ediyorsunuz, lensle nasıl makyaj yapıyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.