Şahsiyet: Unutmak ya da Unutmamak Meselesi |Pudralı Venüs

Şahsiyet: Unutmak ya da Unutmamak Meselesi

Haluk Bilginer’i nasıl bilirsiniz? Tiyatro sahnelerinden, sesinden, ”Masumiyet” filmindeki ünlü tiradından, Neredesin Firuze’den, Ezel’den? Hangi rolü oynadıysa hepsinin altından başarıyla kalktı. Uluslararası birçok yapımda rol aldı. Son dönemlerde ise Şahsiyet dizisi ile aldığı Internatiol Emmy ödülü ile adından söz ettirdi. Yaptığı ödül konuşmasında ise mutluluğunu şu sözlerle paylaştı.

”Çok iyi hissediyorum. Kendimden çok Türkiye’ye bu ödül gittiği için çok mutluyum. Çok severek, beğenerek yaptığımız bir işin başkaları tarafından da uluslararası bir platformda takdir edilmesi ve ödülle taçlandırılması çok mutlu edici bir şey. Çok mutluyum.”

Herkesin her konuda ikiye bölündüğü şu günlerde, ülkedeki neredeyse herkesi mutlu etmek, ne büyük bir gururdur kim bilir… En iyi aktör denilince ilk akla gelen isim olmak…Elbette hiçbir şey kolay elde edilmiyor sevgili okur. Emek, zaman, adanmışlık ve doğru projeler seçmek gerekiyor.Şahsiyet demişken, dizinizin yönetmeni Onur Saylak ve senaristi Yazar Hakan Günday’ın da adını anmak gerek. Sanat yönetimiyle, çekimleriyle Şahsiyet gerçekten Türkiye’nin en iyi dizilerinden biri.

Şahsiyet Son Dönemin En İyi Alternatif Dizilerinden

Konuyu kısaca özetlersek, Agâh Beyoğlu (Haluk Bilginer) eski bir adliye memurudur. Eşini kaybetmiştir. Kızı ise Avustralya’da yaşamaktadır. Münzevi bir hayat süren Agâh Bey, kedisine su vermeyi unutunca doktora gider ve Alzheimer olduğunu öğrenir.  Nasılsa unutacaktır, vakit kaybetmeden planını devreye sokar. Nevra (Cansu Dere), komiserliğe yeni adım atmıştır. Erkeklerin dünyasında tutunmaya çalışırken bir yandan da ardı ardına işlenen cinayetleri çözmeye çalışır. Eskiden idealist bir gazeteci olan Ateş Arbay (Metin Akdülger) da kendini olayların içinde bulacaktır.

12 bölümlük dizi, ülkemizin yakın tarihine göndermelerde bulunuyor. Agâh Bey’in bu cinayetleri işlemekteki motivasyonunu nereden aldığı pek açıklanmıyor gibi geldi bana. Ama kızı ile olan mesafeli ilişkisi, eşi hastayken onun yakınlarında olmaması, kişiliği hakkında ipuçları veriyor. Ayrıca Agâh Beyoğlu’nun çoraplarına bayıldım sevgili okur, söylemeden edemedim.  Onu bunu bilmem de Şahsiyet çekim açıları ile, sanat yönetimi ile Türkiye’de çekilen en iyi dizilerden. Umarım böyle dizileri ekranlarda daha fazla görürüz. Umarım  kültür- sanat alanında nice başarılara imza atarız da, yine hep birlikte seviniriz.

Dizinin jenerik müziğini de çok sevdim. Hatta dizinin her bölüm başında dinledim. Şuraya bırakayım. Zarif kalın, hoşça kalın.

Ne düşünüyorsunuz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bir × 1 =

Henüz Yorum Yok

Önceki
Kırmızı Rujlar Dışarı: Yeni Yıl Tüm Zarafetiyle Gelsin
Şahsiyet: Unutmak ya da Unutmamak Meselesi