sen de dene arşivleri |

Tag Archives sen de dene

Salçalı Poğaça Yapıyoruz

Merhaba efem. Hamur işlerinizle havanız hoş mudur? Vallahi evde oturmaktan azıcık kilo almışım. Ben biraz uzak kalmaya çalışsam da Leda yeni bir tarifle karşıma çıkıyor. Salçalı poğaçayı da çok sevdiğimi bildiğimden bana bu tarifi yolladı vefakâr arkadaşım. Eh, birlikte deneyelim o vakit. Çikolatalı Türk kahvesi hazırsa devam edelim.

Malzemeler:

  • 3 su bardağı un
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 kâse süzme yoğurt
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 yumurtanın akı
  • 1 paket kuru maya

İç Malzemesi:

  • 200 gram tulum peyniri
  • Yarım demet taze nane ya da maydanoz

Üst Malzemesi:

  • 1 yumurtanın sarısı
  • Haşhaş tohumu (susam ya da çörek otu)

Hazırlanışı:

Geniş bir kaba unu eleyin. Ortasını havuz gibi açıp kuru maya, 1 yumurtanın akı, zeytinyağı, süt ve yoğurdu ekleyin. Hamuru maya tanecikleri kaybolana kadar iyice yoğurun.  Hamurun üzerini bir bezle örtün. Bu hamurları oda ısısında yarım saat dinlendirin. İç malzeme için salçayı, kıyılmış taze naneyi ve rendelenmiş tulum peynirini rendeleyin. Güzelce karıştırın.

Hamur yeterince mayalandıysa tekrar yoğurun. Hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler koparın ve un serpilmiş bir zeminde açın. Ortasına iç malzemeden bir miktar koyun, avucunuzda yuvarlayıp tabanını hafifçe bastırarak düzleştirin. Yağlı kâğıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklarla dizin. Üzerine yumurta sarısını sürün ve üzerine haşhaş tohumu, susam ya da çörek otu serpiştirin. Önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarladığınız fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Afiyet olsun efem.

Evet efem bugün de Pudralı ’ya ayrılan sürenin sonuna geldik. ‘’Sen de Dene’’ köşemizin konuğu salçalı poğaça idi. Siz de denerseniz bana fotoğraf atın, Instagram’da yayınlayayım. Ne yapıyoruz, poğaçaları yedikten sonra yürüyüş yapmayı, hareket etmeyi unutmayalım. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Cevizli Frigo Yapıyoruz

Merhaba sevgili okur. Şu sıcak ve ‘’nem çok nem’’li günlerde soğuk bir tatlıya hayır demeyiz değil mi? O zaman Leda’nın tarif defterinden size bir güzellik gönderiyorum efem. Tatlıyı yedikten sonra, akşam yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin. Kalorilerimiz gitsin, bizden ırak olsun. O zaman espressolar bitmeden yazıya dönelim. Toplanın: Cevizli Frigo yapıyoruz!

Malzemeler:

  • 1 litre süt (5 su bardağı)
  • 125 gram margarin
  • ½ çay bardağı un
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1,5 çay bardağı mısır nişastası
  • ½ çay bardağı kakao
  • 1 adet vanilin
  • 1,5 çay bardağı kıyılmış ceviz
  • ½ çay bardağı tarçın
  • 1 çay bardağı Hindistan cevizi

Hazırlanışı:

Şimdi efem önlüklerimizi giydiysek cevizli frigomuzu yapmaya başlayalım. 1 litre sütten  yarım su bardağı ayırın, kalan sütü bir tencerede kaynatın. Diğer yandan şeker, un, nişasta ve kakaoyu bir tabağa koyup karıştırın.  Üzerine biraz önce kenara ayrıdığınız yarım bardak sütü ekleyip ezin. Bu karışımı ocakta kaynayan süte ilave edin. Karıştırarak pişirmeye devam edin. Oh çalkalayın çalkalayın. Süt kaynamaya başlayınca , margarin ve vanilini de ekleyin ve ocağı kısın. Böyle 5 dakika daha pişsin. Evet ardından pişen karışımı ocaktan alıp soğumaya bırakın. Karışım soğuyunca orta dereceye ayarlanmış bir mikser yardımıyla 5-6 dakika çırpın. Sonra da cevizin tamamının, Hindistan cevizinin de yarısını ekleyip karışım homojen hale gelene kadar karıştırın.

Evde baton kalıbınız varsa efem bunun dibine streç film serin ve hazırladığınız karışımı dökün. Üzerini kapatarak  buzlukta en az 5-6 saat bekletin. Tatlınızı servis etmeden evvel 15-20 dakika önce dolabın alt rafına alın. Kalıptan çıkarıp üzerine Hindistan cevizi serpin, dilimleyerek servis edin. Bence içine cevizle birlikte minik minik doğradığınız meyveleri de ekleyebilirsiniz. Oh mis gibi! Afiyet olsun.

Bugün ‘’Sen de Dene’’ köşemizin konuğu ‘’Cevizli Frigo ‘’ idi. Kendisini binlerce evetle uğurluyoruz. Siz kendisini sever misiniz, nasıl yaparsınız, bu konuda püf püf noktalarınız var mıdır? Yorumlarda buluşalım sevgili okur. Tariflerinizi kendinize saklamayın. Pudralı’ya fotoğraf atın. Instagram’da paylaşayım efem. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Limonlu Kek Yapıyoruz

Merhaba sevgili okur. Limon deyince bile yüzünüzü ekşitenlerden misiniz yoksa erik yer gibi limonu kabuğundan bir güzel sıyıranlardan mısınız? Ben küçükken limon yemeye bayılırdım ama şimdi ne zaman yesem kaşınıyorum ve kızarıyorum. Ama çayıma zaman zaman birkaç damla suyundan damlatırım. Limonlu keke ise bayılırım. Çok hoş bir koku ve tat bırakıyor. Hele vanilyayla birleşince! Mis!

Sizin de annenizin tarif defteri öyle mi bilmiyorum. Benimkinde herkesin tarifi ismiyle anılıyor. Nebahat poğaça, Zübeyde elmalı kurabiye, Sevim kek… Çok tatlı değil mi, canım anam. O zaman toplanın, limonlu kek yapıyoruz. Pudralı limonlu kek:)

Malzemeler:

  • 2 su bardağı un
  • 100 g margarin
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 2 yumurta
  • 3 adet limon kabuğu
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Vanilya özütü
  • ½ tatlı kaşığı karbonat
  • ½ çay bardağı su

Limonlu Sos Malzemeleri

  • ½ çay bardağı limon suyu
  • ½ toz şeker

      Limonlu Kekin Yapılışı:

2 yemek kaşığı şeker, yarım çay bardağı su ve limon kabuklarını, şeker eriyinceye kadar birkaç dakika pişirin. Üzerine margarini ilave edip margarin eriyinceye kadar ocakta tutun. Limonlu sosu cam bir kaba alıp şekeri eritmek için ara ara karıştırın.

Kalan şekeri, yumurta ile 2-3 dakika çırpın. Yoğurt, süt, un, karbonat, limonlu sos ve kabartma tozunu da ekleyip 1-2 dakika düşük devirde mikserle çırpın. Elde ettiğiniz karışımı 175 derecelik fırında 50-60 dakika pişirin.

Fırından çıkan kekin üzerinde delikler açın. Limonlu sosu, bir kaşık yardımıyla kekin üzerinde dağıtın. 15 dakika dinlenen kekinizi kalıptan çıkarın ve soğuduktan sonra dilimleyerek servis yapın. Afiyet olsun efem.

‘’Sen de Dene’’ köşemiz için bugün  mutfağımızı misss gibi kokuttuk, kalorileri aldık. Olsun kekimizi yedikten sonra uzuuun bir yürüyüşe çıkalım. Ne dersiniz? Siz de yaptığınız limonlu kekleri bana atın. Püf püf noktalarını paylaşın. Fotoğrafları sosyal medyadan paylaşayım sevgili okur. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Tava Böreği Yapıyoruz

Merhaba, sevgili okur. Size lavanta kokulu günler dileyerek yazıma başlamak isterim. Ay çok romantik oldu bu, oysa annemin tava böreği tarifini vereceğim birazdan.  Ortalık yufka kokacak yani. Pudralı, bize kilo mı aldıracaksın demeyin efem.  Arada kendinizi şımartın. Yanına bir de bergamotlu çay demleyin, oh mis!  Hazırsanız bana eşlik edin.

Tava Böreği için Kullanılacak Malzemeler

  • 2 adet yufka
  • 2 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt veya yoğurt
  • 3-4 dilim beyaz peynir
  • ½ demet maydanoz
  • ½ demet dereotu

Tava Böreğinin Yapılışı

Peynirleri rendeleyin. Bir kâseye sütü, sıvıyağı, yumurtaları, rendelenmiş peyniri, kıyılmış maydanoz ve dereotunu koyup karıştırın.  Sonra efem yapıştırmayan bir tavayı alın güzelce yağlayın. Aman diyeyim yufkalar yapışmasın. Bir yufkayı, yağlanmış tavaya kenarlardan sarkacak şekilde yayın.  Üzerine bir-iki kaşık hazırladığınız harçtan koyun. Diğer yufkayı parçalara bölüp harcın üzerine gelişigüzel koyup aralara tekrar harç koyup yayın. Tavanın kenarlarından sarkan yufka parçalarını üste kapatıp bunun da üzerine kalan harcı dökün.  Ardından tavanın üzerine kapak kapatıp hafif ateşte böreği pişirmeye başlayın. Ara sıra tavayı sallayın. Böreği ters-yüz ederek böreğin her yanın kızarmasını sağlayın.  Bunu için kapaktan yardım alabilirsiniz. Sonra kesip servis edin. Şimdi aklıma geldi tava böreğinizin üzerine susam ya da çörek oyu serpiştirebilirsiniz. Çok yakışır. Afiyet olsun efem.

Fırınım yok diyenler, yufka açamayanlar, şipşak tarifler isteyenler, tava böreği tam size göre. Yanına da limonata olur, ayran olur, çay olur. İkindi kahvaltısı için iyi bir alternatif sevgili okur, ne dersiniz? Hem bugün Dünya Bisküvi Günü imiş. Belki evdeki bisküvilerden bir bisküvi pastası yaparsınız. İster pudingli bisküvi pastası, ister ezdiğiniz bisküvilere kakao, yağ ve süt katarak toplar yaparsınız. Biliyorum bugün biraz kalori aldınız ama eh, arada o kadar olur, der Pudralı. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Bademli Kek Tarifi

Merhaba sevgili okur, nasılsınız. Ben bugün Nil’in ‘’Çırptım çırptım karıştırdım/ Kendimi onunla yarıştırdım/ Oturup ellerimle/ Sana kek yaptım/’’ şarkısını değiştirdim. Kendime kek yaptım diyorum.  Hep başkalarına kek yapıp ne kadar kabardığı ile böbürlenecek değiliz ya. Bugün kendime bir tatlışlık yaptım. Yine anneciğimin sararmış tarif defterinden bulduğum bir tarif. Sen de dene, diyerek bademli kek tarifini sizinle paylaşıyorum. Mis kokular eşliğinde bana eşlik edin efem.

Malzemeler

  • 5 yumurta
  • 8 çorba kaşığı un
  • 8 çorba kaşığı pudra şekeri
  • 1 kahve fincanı süt
  • 1 paket margarin
  • 100 gr çekilmiş badem
  • 1 paket kabartma tozu

Yapılışı

Yağı ve pudra şekerini bir kâseye koyup beyazlaşıncaya kadar karıştırın. Sonra yumurtaları tek tek, karışıma yedirerek kırın. Ardından ılık sütü ve bademi ekleyin. Elediğiniz unu ve kabartma tozunu da karışıma ilave edin. İyice karıştırın. Yağlayıp unladığınız kek kalıbına karışımı dökün. 180 derecede pişirin.

Bademin Kabuklarının Çıkarılışı

Bademler yıkanır. Bir tencereye alınır. Bademlerin üstünü geçecek kadar su eklenir. Su iyice ısıtılır. Sonra tencere ocaktan alınır. Ve elin suya dayanacak hale gelince, kabuklar çıkarılır. Yumuşayan bademlerin kabukları çok kolay soyulacaktır. Sonra bademler kurutulup makineden geçirilir. Keke karıştırılır.

Ve sonuç; İnsan neler yapar isteyince/Bu bir şey değil düşününce/Ben de tarifi öğrenince/Kalktım, sana kek yaptım (Kalktım, kendime kek yaptım) Afiyet olsun efem😊

Kendinize küçük sürprizler yapın der Pudralı.  Bu bazen bademli kek olur, bazen yeni bir ruj olur, bazen de yeni bir skulent olur. Umarım bademli keki sever ve denersiniz. Sizin de böyle tarifleriniz ve püf noktalarınız varsa bana yazın, sevgili okur. Bilgilerimiz çoğalsın. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Damla Çikolatalı Kurabiye

Gün geçmiyor ki Leda yeni bir tarifle karşımıza gelmesin. Evde olunca tatlılara biraz daha dadandı zaar.  Geçen gün beni aradı, sen seversin Pudralı, dedin. ‘’Damla Çikolatalı Kurabiye’’ tarifi verdi bana. Hani şu cookie dediğimizden. Hani özellikle kahvenin yanında yemeyi çok sevdiğimizden. Evde malzemelerim varken deneyeyim dedim efem.  Sonra düşününce bu tarifi ‘’Sen de Dene ‘’ köşesinde sizinle de paylaşmak istedim. Kâğıt kalemler hazırsa, bana eşlik edin sevgili okur.

Malzemeler

  • 250 gr margarin (oda sıcaklığında)
  • 2 çay bardağı pudra şekeri
  • 3 su bardağı un
  • 3 fincan damla çikolata
  • 3 fincan damla çikolata
  • 2 fincan kuru üzüm
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu

Yapılışı

Oda sıcaklığında beklemiş margarine, pudra şekerini ekleyip yoğurmaya başlayın. Daha sonra vanilyayı ekleyip yoğurmaya devam edin. Başka bir kapta un ve kabartma tozunu karıştırın. Damla çikolata ve kuru üzümü de ekleyip karıştırmaya devam edin. Sonra efem bu iki karışımı birleştirin ve yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğurun. Hamurun elinize yapışmaması lazım. Hazırladığınız hamurdan limon büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın. Yassı, büyük kurabiyeler yapın.

Yağlı kâğıt serdiğiniz fırın tepsisine kurabiyeleri aralıklarla dizin. Aman dikkat çünkü kurabiyeleriniz yayılacaktır, onlara yer açmayı ihmal etmeyin.  Fırını 180 dereceye ayarlayıp 10 dakika bekleyin. Isınan fırına tepsiyi yerleştirin. Üzeri sararıncaya kadar kurabiyeleri 25-30 dakika pişirin. Kurabiyeler fırından çıktıktan sonra da fırında çıktıktan sonra pişmeye devam edecektir. Oruç tutanlar için, çayın yanına tatlı bir atıştırmalık olacak. Oh, mis gibi! Afiyet olsun.

Bugün de ağzımız tatlandı desenize, sevgili okur. Böyle zamanlarda Yaprak Dökümü Hayriye gibi ‘’Aman ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey,’’ diyesim geliyor. Neyse efem damla çikolatalı kurabiye tarifini denerseniz, bana ileteceğiniz püf noktalarınız varsa yorumlarda buluşalım. Çoğalalım.  Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

Toplanın: Magnolya Tatlısı Yapıyoruz

Magnolya sever misiniz, sevgili okur. Ay ben bayılırım. Hele yazın, harika gidiyor. Hem hafif hem de lezzetli bir tatlı. Meyveler ve bebe bisküvisi! Eh, daha ne olsun der Pudralı Venüs. Görüyorum ki hep ekmekler, hamur işleri yapıyorsunuz. Evdeyiz ama yaz geliyor, sonra vay efendim formumu korumam lazım demeyin. Benden hatırlatması. Pratik ve daha sağlıklı tarifler peşinde koşalım. Hazırsak, sizinle anneciğimin tarifini paylaşıyorum. Buyurunuz efem.

Malzemeler

  • 1 litre süt
  • 1 tane yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 tane vanilya
  • 1 kutu krema
  • 1 paket bebe bisküvisi
  • Dilediğiniz meyveler (elma, armut, muz, kivi…)

Yapılışı

       Efem, öncelikle derin bir tencereye ihtiyacınız var. Sonra bu tencereye sütü dökün. Yumurta sarısını iyice yedirin.  Yumurta konulmayan tarifler de var ama anneme göre yumurta bu tatlıya lezzet katıyor. Evet, vanilya ve krema dışındaki malzemeleri ekleyin. Hepsini iyice karıştırın. Hadi bakalım, eller çalışsın! Karıştır, karıştır!  Sonra karışımı ocakta  pürüzsüz hale getirene kadar kaynatın. Soğumaya bırakın. Diğer taraftan bebe bisküvisini rondodan geçirin. Meyveleri dilimleyin. Güzel sunum kaplarınızı hazırlayın. Evet muhallebi soğuyunca vanilya ve kremayı ekleyin. Mikserle karıştırın.

Evet, tatlımız hazırlanıyor. En keyifli kısma geldik. En alta bisküviyi dökün. Üzerine  biraz muhallebi dökün. Ardından dilimlediğiniz meyveleri kenarlara yerleştirin. Üzerine muhallebi ve yeniden bisküvi.  Tatlıları oda ısısında bir süre beklettikten sonra buzdolabına soğumaya bırakın. Dolaptan çıkardığınızda üzerini yeniden meyvelerle süsleyebilirsiniz. Oh mis gibi oldu, sevgili okur. Size şimdiden afiyet olsun.

Bu kadar anlatınca benim de canım istedi. En kısa zamanda yaparım artık. Siz magnolyanızı nasıl seversiniz? Kakaolu yapan da var. Sadece çilekli yiyen de. Pudralı sorar size, bu konudaki püf püf noktalarınız neler? Hadi hadi, saklamayın tariflerinizi yahu. Yorumlarda buluşalım. Fotoğraf atın bana. Şurada biz bizeyiz. Paylaşmak, çoğalmak güzeldir. Evet sayın seyirciler, sen de dene köşemizin bu haftaki konuğu magnolya tatlısı idi. Şimdiden hepinize afiyet olsun. Zarif kalın, hoşça kalın.

 

Toplanın: Cam Kavanozları Değerlendiriyoruz

Çocukluğumdan beri bizim evde konserve hazırlığı yapılır, sevgili okur. Kışlık domates sosları, kahvaltılıklar, reçeller, turşular… Eh, bu iş için cam kavanoz lazım. Bu nedenle olacak, annem cam kavanozları atmaz, yıkayıp kullanırdı. Bu huy bana da geçmiş olacak, evim cam kavanoz doldu. Bunları nasıl değerlendiririm diye düşünmeye koyuldum. Ballı portakal sularınız hazırsa yazımıza devam edelim.

*Bu cam kavanozlardan güzel bir mumluk yapmaya ne dersiniz. Bir jüt ipi ile kavanozun dışını düşleyin. Örümcek ağları, örgüler, nasıl isterseniz… İçine küçük yuvarlak mumlardan yerleştirin. Bahçeniz varsa, bu tasarıma hasırdan bir tutacak ekleyip fener yapabilirsiniz. Ah ne hoştur yaz akşamları bahçede kurulan sofralar, edilen sohbetler…

*Sevdikleriniz hep yanımda olsun diyorsanız, işte cam kavanozlar, mutfakta da yanınızda. Fotoğrafınıza nasıl bir çerçeve yapacaksanız kavanozun üst kısmını bantla kaplayın. (kare, dikdörtgen, kalp) Kalan kısımları cam ya da akrilik boya ile boyayın. Boya kuruduktan sonra üzerine vernik çekerseniz, mis gibi olur. Kavanozun içine de fotoğrafı yerleştirin. Çok tatlı oldu derim.

* Reçel yapmayı seviyorsanız cam kavanoza da ihtiyacınız var demektir. Ben kapakları süslü kavanozlara bayılıyorum. Pötikareli kumaşlarla süslediğiniz kavanozlara reçelleri ya da tarifini Pudralı Venüs’ten aldığınız fındık ezmelerinizi koyabilirsiniz. Tam eşe dosta dağıtmalık!

*Bu kananozların içinde tatlış tatlış teraryumlar yapıp evinizin her köşesini süsleyebilirsiniz. O zaman yazdan kalma çakıl taşları konuldukları yerden çıksınlar!

*Ben bozuk para biriktirmeyi pek severim. Bu nedenle boy boy cam kavanozları kumbara olarak kullanırım. Ama bu kavanozların üzerine, o parayı hangi amaçla biriktiriyorsam onu yazarım. ‘’2020 Eskişehir Seyahati’’ ‘’Sipariş Vereceğim Kitaplar için…’’ Bu sene planlar değişse de güzel günleri beklemeye devam!

*Bir ponpon fırça ve boya ile harikalar yaratanlar, dekoratif boyama yapanlar var. Aşağıdaki videoda bunun bir örneği var. Siz de çeşitli figürlerle boyamalar, kalemlikler, vazolar, şekerlikler yapabilirsiniz. Böyle durumlarda ne der Pudralı Venüs: içinizdeki Derya Baykal’ı ortaya çıkarın! Sizin de tasarımlarınız varsa bana fotoğraf atın. Eh, boşuna demiyoruz sen de de diye, sevgili okur. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Hoşça kalın.

 

Muzlu Yulaf Ezmesi Tarifi

Merhaba sevgili okur. Aman bahar geldi, yaz de gelir bu gidişle aman kilo vermem lazım diye feryat edenlerden misiniz? Ne olmuş canım birkaç kilo fazlalığımız varsa. Ama benim yakın dostum Vera öyle demiyor. Yulaf ezmesi aşağı yulaf ezmesi yukarı dolaşıyor. Diyetisyene gitmeye başlamış kendisi, geçen sene aldığı yüzücü mayosunun içine sığacakmış. Yulaflı tarifler deniyor. Arada ben de ona eşlik ediyorum. Size diyetisyenin önerisi lezzetli bir muzlu yulaf ezmesi tarifi veriyorum.

Malzemeler 

3 yemek kaşığı yulaf 

1 çay bardağı su 

1 çay bardağı süt 

Yarım çay kaşığı tarçın (seviyorsanız miktarı artırabilirsiniz)

1 adet muz 

Süslemek için hindistan cevizi, kuru üzüm, dut gibi kuruyemişler kullanabilirsiniz,  orası size kalmış.

Yapılışı:

3 yemek kaşığı yulafı küçük bir tencerede 30 saniye kadar kavurun. Ardından 1 çay bardağı su ekleyin. Su kaynama noktasına geldiğinde 1 çay bardağı sütü ilave edin. (İsterseniz sadece su ile ya da sadece süt ile yapabilirsiniz). Karışımın kenarlara yapışmaması ve lif oranının kaybolmaması için kısık ateşte sürekli olarak karıştırın.  Haydi biraz kalça hareketi! Bir muzun yarısını ince ince dilimleyip bu karışıma ilave edin. Tatlı seviyorsanız bu aşamada çok az bal da ilave edebilirsiniz.  Ocağı kapatın. Yulaf sertliğine bağlı olarak  yaklaşık 3-5 dakika içinde pişecek , yumuşayacak ve kıvam alacaktır.

Şimdi işin keyifli kısmı, süsleme zamanı. Yulaflı karışımı bir kâseye alın. Üzerine yarım kalan muzu eşit dilimler halinde dizin, isterseniz üzerine tarçın dökün. Biliyorsunuz tarçın kan şekeri düzenlemesi sebebiyle diyetlerimizin vazgeçilmezi, sevgili okur. Seviyorsanız son olarak da hindistan cevizi serpiştirin. Afiyet olsun.

Evet sevgili okur, yulaf lif kaynağımız, antioksidanımız, vitamin ve mineral kaynağımız.  Bu sağlıklı tahılı hayatımıza dahil edebiliriz diye düşünüyorum. Ben hafif bir şeyler  istediğimde  yulaftan tatlı yapıyorum. Hayatınızdan zarafet eksik olmasın. Bu ara dikkat edin kendinize, gerekmedikçe kalabalık ortamlara girmeyin. Hoşça kalın.

Paylaş

Havuçlu Kremalı Kek

Issız Adam’daki Ada, Alper’den ‘’havuçlu tarçınlı kek’’ tarifini aldı mı bilinmez ama, ben size bugün güzel bir tarif vermek istiyorum sevgili okur. ‘’Sen de Dene’’ köşemiz için yapalım diyorum böyle şeyler, ne dersiniz. Belki Pudralı Venüs’e maharetlerinizi göstermek istersiniz, bana yaptığınız havuçlu keklerin fotoğraflarını atarsınız. Vallahi çoook mesut olurum. Yorumlara da beklerim. Eh, o zaman tarife geçelim.

Malzemeler

  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 4 yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 4 su bardağı havuç rendesi
  • 1 su bardağı kıyılmış ceviz
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • Yarım çay kaşığı tarçın

Elbette öncelikle yumurta ve şekeri çırpın. Daha sonra sırayla diğer malzemeleri ekleyin. Çırpma işleminden sonra karışımı 24 cm çapındaki yağlanmış kalıba alın. Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında 45-50 dakika pişirin. Fırından çıkardığınız keki soğumaya bırakın. Ay, kokusu burnuma geldi sevgili okur. Tarçın kokusunun mutlulukla bir ilgisi olmalı! Mis mis!

Kreması için:

  • 2 su bardağı süt
  • 2 su bardağı esmer şeker
  • Yarım çay bardağı un
  • Yarım çay bardağı mısır nişastası
  • 1 paket vanilin

Kremayı hazırlamak için un, süt, nişasta ve şekeri bir tencereye alın. Karıştıra karıştıra kaynatın. Oh, erisin göbekler, yandan yandan. Efenim kremamız kaynamaya başlayınca ocağın altını kısın şekerli vanilini ekleyerek 3-4 dakika daha kaynatın.

Kekiniz soğudu mu? Hah işte şimdi keki dikkatlice ortadan ikiye ayırın. İçine güzelce hazırladığınız kremayı sürün. Krema soğuduktan sonra nefis havuçlu kekinizi dilimleyip afiyetle yiyebilirsiniz.

Evet, bir yazımızın daha sonuna geldik. Sizin de ‘’havuçlu kek’’ tarifleriniz varsa benimle yorumlarda buluşun sevgili okur. Paylaşalım, çoğalalım.  Hayatınızdan mis kokular eksik olmasın. Zarif kalın. Hoşça kalın.

Paylaş